Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, katıldığı bir televizyon programında ekonomi gündemindeki önemli konuları ele aldı. Bütçe açığı, vergi gelirleri ve enflasyon gibi konularda değerlendirmelerde bulundu.
Bakan Şimşek, bütçe performansının güçlü seyrini koruduğunu, ancak eşel mobil uygulamasının getirdiği gelir kaybının da farkında olduklarını belirtti. 2026 yılının ilk dört ayında bütçe gelirlerinin geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 54,3 oranında arttığını ifade eden Şimşek, “Bu dönemde vergi gelirleri de yüzde 55,6 oranında bir artış gösterdi. Yıl sonu hedefimizin yaklaşık yüzde 31,9’u bu dönemde gerçekleşti” dedi.
Akaryakıt ÖTV gelirlerinin ise aynı dönemde yüzde 3 oranında gerilediğine dikkat çeken Şimşek, petrol fiyatlarının 100 doların üzerinde kalması durumunda vergi kaybının 600 milyar TL’yi aşabileceğini aktardı. Bütçe açığı hedefinin korunması amacıyla çalışmaların sürdüğünü belirten Bakan, “Açığı yüzde 3,5 öngörmüştük. Eğer şu seviyelerde bir iyileşme olmazsa bu oran yüzde 4’e çıkabilir. Ancak amacımız açığı yüzde 3,5 civarında tutmak” şeklinde konuştu.
Yılın geri kalanında harcama disiplinine devam edeceklerinin altını çizen Şimşek, “İlk dört ayın verileriyle bütçe hedeflerimizin hala ulaşılabilir olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim” dedi.
Yeni bir vergi artışının gündemde olmadığına da değinen Bakan Şimşek, eşel mobil sisteminin oluşturduğu bütçe yükünü dengelemek için şu an için herhangi bir yeni vergi çalışması olmadığını vurguladı.
Yıl ortasında yönetilen ve yönlendirilen fiyatlar konusunda bir sürpriz olmasının beklenmediğini belirten Şimşek, “Bu sene enflasyon hedefimizi epey aşağıda tuttuk. Yıl ortasında yönetilen fiyat artışlarıyla hedef arasında bağlantı devam edecek. Daha düşük seviyeler belirleyebiliriz ama daha yüksek belirlemeyeceğiz” dedi.
Döviz kuru hareketlerine de değinen Bakan, ekonomi politikalarında bir değişiklik yapmadıklarını ifade ederek, “Savaş döneminde vatandaşlar nette 610 milyon dolar satmış. Altın fiyatlarının düştüğü dönemde altına talep artmış, ancak Euro ve dolar açısından bir talep yok. Geçmişteki şoklara bakıldığında savaşın başından bu yana dövize bir talep olmadı. Ancak bu program olmasaydı kur nerede olurdu?” ifadelerine yer verdi.